Osmanlı’da Medrese Öğrencilerinin Uygulaması: Cerre Çıkmak

Arapça “cerr” olan kelimenin sözlük anlamı “kendine doğru çekme”dir. Kelime Osmanlı’da “cerre çıkmak” tabiri olarak yer almıştır ve medrese öğrencilerince uygulanan bir sosyal hadiseyi ifade etmiştir. Osmanlı’da müderrisler ve medrese terbiyesi almış öğrenciler yılın dokuz ayında derslerle ilgilenir; geriye kalan üç ay -Recep, Şaban, Ramazan- da şehirlere, köylere giderek dini içerikli görevlerde yer alırlardı. Gittikleri bölgelerin camilerinde vaaz veren, Kur’an okuyan, gelen soruları cevaplandıran müderrisler ve öğrenciler bu uygulamayla halktan erzak ve para toplardı. İşte bu uygulama da “cerre çıkmak” olarak tanımlanmıştı.

Özellikle Ramazan ayı olmakla beraber her zaman cerre çıkılabilirdi.

Medresenin ve halkın, iki ayrı zümreyi teşkil eden insanların, bir araya gelmesi açısından oldukça olumlu yanları olan cerre çıkmanın; müderrislerin halkı aydınlatmasında ve halkı tanımasında önemli gelişmeler sağladığı görülmüştür. Bu uygulama cerre çıkanlar için bir nevi staj mahiyeti görmüş, halkla iç içe olmalarını sağlamıştır. Aynı zamanda halktan gelen maddi yardım ile, derslerle ilgilendikleri dokuz ay için birikim yapmışlardır.

Osman Hamdi Bey – Yeşil Cami’de Kuran Dersi

Cerre çıkmak, yanlış yetiştirilenler tarafından kullanılmaya başlandığında eski önemini kaybetmiştir.

XIX. ve XX. yüzyıllarda medreseye öğrenci alımında özensizliklerin başlaması, eğitimin düşmesine sebep olmuştur. Eğitimin kötüleşmesiyle beraber bilgisi yetersiz, halkı kendi çıkarları için kullanmak isteyen birtakım medreselilerin ortaya çıkması kaçınılmaz olmuştur. Bu durum sonucunda cerre çıkma uygulaması kötü niyetle kullanılmış ve halk bazılarının çıkarlarına göre manipüle edilmeye çalışılmıştır. XIX. yüzyıl sonlarında Cevdet Efendi (Paşa) cerre çıkmayı kaldırmıştır. Cumhuriyet yıllarında da devam eden cerre çıkma usulü din görevlilerinin resmi olarak tayin edilmeye başlanmasıyla son bulmuştur.

Kaynakça

  • İpşirli, Mehmet, “Cer”, TDV İslâm Ansiklopedisi, Cilt: 7, İstanbul, 1993, s. 388-389.
Aslıhan Aksakal
Eskişehir’de doğmuş; ilk ve ortaöğrenimini İstanbul’da, lise eğitimini ise Eskişehir’de tamamlamıştır. Şu anda İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde öğrenim görmektedir. Kitap editörlüğü ve çeşitli dergilerde yazarlık yapmaktadır.