Ortaçağ’dan Portreler: Tankred

1075 yılı civarında doğduğu tahmin edilen Tankred, Marki Odo ile Norman Robert Guiscard’ın kızı Emma’nın çocuğudur. Dedesi ve onun kardeşleri, Roma çevresindeki Alman nüfuzunu kıran ve Güney İtalya’da Bizans ile Müslüman hakimiyetine son verip Sicilya Krallığı’nı kuran önemli Normanlardı. Tankred’in çocukluğuna dair bilgiler net değildir lakin hayatını anlatan Caenli Ralph’in Gesta Tancredi isimli eserine bakacak olursak, gençliğinde kendinden tecrübelileri dahi aşacak derecede iyi bir silahşördü.

BİRİNCİ HAÇLI SEFERİ ve TANKRED

Tankred 20 yaşı civarında Taranto Kontu Bohemund’un yanında Birinci Haçlı Seferi’ne katılmıştır. Güney İtalya’dan gemilerle Yunanistan’a geçip Selanik üzerinden İstanbul’a ulaşmışlardır. İstanbul’da Bizans İmparatoru I. Aleksios’a vassallık yemini etmemek için 26 Nisan 1097 gecesi İstanbul Boğazı’nı geçmiştir. Pelekanon’daki Haçlı karargahından, dayısının ordusunu alarak Bouillonlu Godfrey ile beraber 6 Mayıs’ta Anadolu Selçuklularının başkenti İznik önüne gelmişler ve doğu suru önünde karargah kurmuşlardır. Diğer orduların da gelişiyle kuşatmayı sıklaştırmışlar, 19 Haziran 1097’de şehirdeki Selçuklu garnizonu, Haçlılara kılavuzluk eden Bizans komutanı Butumites’e kenti teslim etmiştir. Şehrin alınmasından sonra Pelekanon’da, İmparator I. Aleksios bütün Haçlı kontlarını çadırında toplamış, İznik’in alınmasından dolayı kontlara hediyeler verirken Tankred’ten de vasallik yemini almıştır.




Çukurova Seferi

Haçlılar, Anadolu Selçuklu Sultanı I. Kılıç Arslan’ı Dorileon Savaşı’nda mağlup etmişler lakin bu savaşta Tankred’in kardeşi Guillaume hayatını kaybetmiştir. Tankred, Konya’ya kadar ana ordu ile yola devam etse de 15 Eylül’de Ereğli’de ana ordudan ayrılmış ve Bolognelı (I.) Baldwin‘den ayrı olarak, ondan daha az bir birlikle Çukurova’ya doğru yola çıkmıştır. Ulukışla üzerinden Pozantı’ya gelmiş ve oradan da Gülek Boğazı’nı geçerek Tarsus’a saldırmıştır. Şehirdeki Ermenilerin ve Bizanslıların yardımıyla Tarsus’u Selçuklu Türklerinden almıştır.

Tarsus’un Tankred tarafından ele geçirilişi, 14. yy el yazması. (BnF François 22495, var. 32v.)

Ancak Baldwin’in gelerek burayı kendisinden istemesi üzerine, onun askeri gücünden çekindiği için şehri ona vererek Adana’ya yönelmiştir. Adana’ya geldiğinde şehir Türkler tarafından kuşatılmış, iç kalesi ise Baldwin’e bağlı Bourgognelı Welf tarafından tutuluyordu. Onun gelişiyle Türkler çekilmiş, Welf de Tankred’i hoş karşılamış; Tankred, Welf’i şehrin hakimi olarak tasdik etmiştir. Sonrasında doğuya giderek Misis’i de Türklerin elinden almıştır. Baldwin’in buraya gelmesi üzerine şehrin kapılarını kapattırmış, Tarsus’ta olanların intikamını almak için adamlarının da teşvikiyle ona saldırmıştır. Ancak geri çekilmeye mecbur olmuş, sonrasında Baldwin ile barışmıştır. Burada az bir askeri birlik bırakarak İskenderun önlerine gelmiş, korsan Bolognelı Guynemer’in yardımıyla İskenderun’u ele geçirmiştir.

Daha sonra Selçuklu valisi Yağısıyan’ı Antakya’da kuşatan ana Haçlı ordusuna katılmak üzere harekete geçerek Antakya’ya önlerine gelmiştir. Tankred’in bu Çukurova seferinin, dayısı Kont Bohemund’un arzusu hilafına gerçekleşme ihtimali oldukça azdır. Daha sonra dayısının Antakya’da bir Norman Haçlı prinkepsliği kurması göz önünde bulundurulursa, Tankred’in Kilikya seferinin buna bir zemin hazırlamak üzere gerçekleştirildiği söylenebilir.

Antakya Kuşatması

Edgar Atheling tarafından Mart 1098’te denizden getirilen yardımıyla, Antakya’nın Aziz George kapısı civarına, kaleden yapılan huruç hareketlerini engellemek üzere bir kule inşa edilmiş ve bu kule Tankred’in sorumluluğuna verilmiştir. Haçlılar daha sonra kuşatmayı sıkılaştırmış, başka kuleler de inşa etmişler fakat kenti bir türlü düşürmeyi başaramamışlardır. Bu noktada Haçlılar büyük bir erzak sıkıntısıyla karşı karşıya kalmışlardı. Ayrıca bir Selçuklu ordusunun kentin yardımına koştuğunu da işitmişlerdi. Her gün firar edenler oluyordu.

Fakat Kont Bohemund kale burçlarında muhafız olan Firuz adlı bir dönme ile iletişime geçmiş ve onunla anlaşmıştır. 2 Haziran 1098 gecesi Haçlılar bu muhafızın yardımıyla Antakya surlarına tırmanmışlar ve kentin kapılarını açmışlardır. Ertesi gün olduğunda Vali Yağısıyan şehirden kaçmış ve kent iç kalesi hariç Haçlıların eline geçmiştir. Bu olaylara bizzat tanıklık eden ve içerisinde yer alan Tankred, 28 Haziran’da Musul Emiri Kürboğa’nın mağlup edilmesinde de rol almıştır. Yaklaşık 9 ay süren bu yorucu ve yıpratıcı kuşatmanın ardından Haçlılar bir süre Antakya ve çevresinde aldıkları kalelerde dinlendiler. Zira yapılan savaş sonrası orduda salgın hastalık baş göstermişti. Bu süre içerisinde dayısı Kont Bohemund da burada bir prinkepslik kurmuştur.

Norman Haçlılar 2 Haziran 1098 gecesi Antakya surlarına tırmanıyorlar. Gravür, sanatçı: Gustave Doré.

Kudüs’ün Alınışı

Sonra Ocak 1099’da Kont Raymond’un Kudüs’e doğru yola çıkınca Tankred de 16 Ocak’ta Kefertab’da ona katılmıştır. 7 Haziran’da Fatımilerin elindeki Kudüs önlerine varmışlar, Dük Godfrey ile beraber kuzeybatı köşesinden Yafa Kapısı’na kadar olan kesimi kuşatmaya başlamıştır. 13 Haziran’da genel bir taarruz ile kuzeydeki Fatımi savunmasını kırmışlarsa da geri çekilmek zorunda kalmışlardır. Cenevizli denizciler Embriaco kardeşlerin 1099 Haziranı’nın ortasında getirdikleri malzemelerin kuşatma aletlerine yetmemesi üzerine Flandre Kontu Robert ile beraber civardaki ormanlık araziye gidip gerekli malzemeleri temin etmişlerdir. Temin edilen malzemelerle kuşatma kuleleri inşa edilerek 14 Temmuz’da genel taarruza başlanılmıştır. Ertesi gün Godfrey ile birlikte kendisinin de yer aldığı kuzey surunun doğusundan şehre girmişler, katliam yaparak ilerlemişler ve Kubbetü’s-Sahra’yı ele geçirerek oraya sığınanları da öldürmüşlerdir. 17 Temmuz’da şehrin akıbetini görüşmek üzere diğer Haçı reisleriyle beraber toplanmışlardır. Şehrin başına Bouillonlu Dük Godfrey’in getirilmesi konusunda anlaşmışlardır.




Askalan Savaşı

Ağustos 1099 başında Bologne Kontu III. Eustache ile beraber Haçlılara itaat arz eden Nablus’u teslim almak üzere gitmiştir. Bu sıralarda Fatımi veziri el-Efdal’in ordusuyla Askalan’a geldiği haberi alınmış, Godfrey de ikisinden bu haberi doğrulamalarını istemiştir. Godfrey’in bu emri üzerine, Remle’ye giderek Fatımi Veziri el-Efdal’in gelmiş olduğu görmüşler ve Godfrey’i durumdan haberdar etmişlerdir. Kont Eustache ile birlikte 11 Ağustos 1099’da İbelin’de (Remle) diğer Haçlılar ile buluşmuşlar, 12 Ağustos 1099’da Askalan önlerindeki el-Mecdel Ovası’nda Fatımiler ile yapılan savaşı kazanmışlardır. Tankred bu savaşa Flandre Kontu Robert ve Normandiya Kontu Robert ile beraber ordunun merkezinde katılmıştır.

Askalan Savaşı, 13.yy. (BnF, Français 9081, var. 88v.)

HAÇLI LORDU TANKRED

Daha sonra Celile’ye girerek Taberiye, Beysan’ı almış ve burada kendi prinkepsliğini kurmuştur. Ancak bu prinkepslik dayısının kurduğu gibi tamamen bağımsız bir prinkepslik olmayıp, Kudüs’e bağlıydı. 1100 İlkbaharı’nda Godfrey ile beraber Taberiye’nin doğusundaki Savran’a yağma akını yaptıysa da Dımaşk Meliki Dukak kendilerine saldırarak Tankred’i mağlup etmiş ancak takip etmediği için başka çatışma yaşanmadan geri dönmüşlerdir. Bu durumun intikamını almak için geri dönerek Godfrey ile beraber Dımaşk’a bağlı Cavlan bölgesini 2 hafta yağmalamışlardır. Daha sonra o, Godfrey ve Venedikliler anlaşarak Akka’yı kuşatmışlardır.

Kuşatma sırasında Godfrey’in Kudüs’te öldüğü haberi gelmiş, bunun üzerine Akka’yı kuşatmayı bırakmışlar ve daha kolay bir hedef olan Hayfa’ya yönelmişler ve 25 Temmuz 1100’de Hayfa’yı ele geçirmişlerdir. Kudüs Patriği Daimbert ile anlaşarak Antakya Prinkepsi olan dayısı I. Bohemund’a haber yollayıp, Kudüs’e gelip şehrin başına geçmesi için davet etmişlerdir. Ancak mektubu taşıyan Daimbert’in katibi Morellus, Lazkiye’de St. Gillesli Kont Raymond’un adamları tarafından tutuklanmıştır. Urfa Kontu I. Baldwin’in 9 Kasım 1100’de Kudüs’e gelmesinden az evvel önce Celile’ye çekilmiştir. Baldwin, Kudüs’e gelerek krallık tacını giymiştir.

Dayısı I. Bohemund’un 1101’de Danişmendliler tarafından esir alınması üzerine kendisine ait Celile Prinkepsliği toprakları olan Hayfa ve Taberiye şehirlerini Kral I. Baldwin’e emanet ederek 9 Mart 1101’de Antakya’ya doğru yola çıkmıştır.

1102 civarında Bizanslı komutan Monastras, bütün Çukurova’yı Tankred’in yönettiği prinkepslikten alarak Bizans topraklarına katmıştır. Tankred, dayısının yerine 2 yıl naip olarak Antakya Prinkepsliği’ni yönettikten sonra Bohemund’un esaretten dönüşünün ardından yönetimi tekrar ona devretmiştir. Celile’deki topraklarına dönmemiş, dayısının yanında kalmıştır.

1103 yılı başında Bizans liman şehri Lazkiye’yi ele geçirmiş, 1104’te ise Bizans komutanı Kantakuzenos’a geri kaybetmiştir. Nisan sonu Mayıs başında I. Bohemund ile beraber, Artukoğlu Sökman’a ait Harran’ı kuşatan Urfa Kontu II. Baldwin‘in yardımına gitmişlerdir. Bunun üzerine Sökman, Musul Emiri Çökürmüş’ten yardım istemiştir. 13 Mayıs 1104’ta yapılan Harran Savaşı’nda Artukoğlu Sökman’a ve Çökürmüş’e yenilerek kaçmıştır. Urfa Kontu II. Baldwin’in bu savaşta esir düşmesi neticesinde onun adına Urfa Kontluğu’nu yönetmeye başlamıştır. Savaşın akabinde Çökürmüş’ün Urfa kuşatmasını Bohemund’un yardımıyla savuşturmuştur. Dayısı Bohemund’un asker toplamak amacıyla memleketine gitmesi üzerine Antakya Prinkepsliği’nin yönetimini de devralmış, Urfa Kontluğu’nu yönetmesi için yerine Salernolu Richard’ı vekili olarak görevlendirmiştir.




ANTAKYA’NIN HAKİMİ

Halep Meliki Rıdvan‘ın Mart 1105’te Antakya Prinkepsliği’nden Artah’ı alması üzerine harekete geçerek 20 Nisan 1105’te Rıdvan’ı yenilgiye uğratmıştır. Bu zaferle Artah Kalesi’ni ele geçirmiş ve Rıdvan’ı haraca bağlamıştır. Eski Efamiye emirinin oğlu Musbih’in Rıdvan’a karşı yardım istemesi üzerine, 14 Eylül 1106’da Rıdvan’a bağlı Batınîlerden Efamiye Kalesi’ni aman yoluyla ele geçirmiştir. Kısa süre sonra Kefertâb’ı da Halep’ten almıştır. 1107 yılında ise dayısı Bohemund’un isteği üzerine Fransa Kralı I. Philippe’in kızı Cecile ile evlenmiştir.

Tankred’in Antakya naibiyken kestirdiği sikkelerden birisi (kaynağa gitmek için görsele tıklayınız). Sağ taraftaki yüzde, Tankred’in tasvirinin üzerinde Grek harfleri ile kısaltılmış olarak “ΚΕ ΒΟ ΤΑΝΚΡ” yazmaktadır. Yani “ΚΥΡΙΕ ΒΟΗΘΕΙ ΤΑΝΚΡΗΔΩ”, “Efendimiz (Tanrımız), Tankred’e yardım et.”

Urfa Kontu II. Baldwin, Tell Başir Hakimi Joscelin tarafından esaretten kurtarılınca Tankred’in Urfa’daki vekili Richard Baldwin’i şehre almamıştır. Bunun üzerine II. Baldwin, Ermeniler ve Musul Atabegi Çavlı ile ittifak yapmış, Tankred de Çavlı ile arası bozuk olan Halep Meliki Rıdvan ile ittifak yapmıştır. 1108’de Menbiç’te yapılan savaşta Rıdvan ile beraber Çavlı – II. Baldwin kuvvetlerini yenilgiye uğratmıştır. Ancak büyük asker kaybına uğramıştır. Sonrasında Richard’ı yanına çağırmış, Baldwin de böylece kontluğuna tekrar kavuşmuştur.

1108’te Bulunyas’ı alarak Mazoirli Renaud’a vermiştir. Bizans’tan 1108 İlkbaharı’nda Lazkiye’yi almış, 1108 Kasımı’nda Şeyzer çevresini yağmalamıştır. 1109 yılı başında Misis, Adana ve Tarsus’u Bizans’a bağlı Ermeni Oşin’in elinden geri almıştır. Mayıs 1109’da Banyas’ı ve sonrasında Markab’ı Halep’ten almıştır. Sonrasında Kudüs Kralı I. Baldwin’in çağrısıyla Trablus’a gelerek oranın kuşatmasına katılmıştır. Orada Urfa Kontu II. Baldwin ile de barışmıştır. 26 Haziran 1109’da Trablus aman ile alınmış ve Trablus Kontluğu kurulmuştur. Tankred de sonrasında 29 Temuz 1109’da Ammaroğlu Ebû Ali’den Cebele’yi almıştır.

SON YILLAR

Musul Atabegi Mevdud komutasındaki Selçukluların, Mayıs 1110’da Urfa’yı kuşatması üzerine Kudüs Kralı I. Baldwin ve Trablus Kontu Bertrand ile birleşerek Urfa’nın yardımına koşmuşlardır. İki ordunun öncüleri arasında ufak çarpışmalar olmuş ve sonrasında Mevdud geri çekilmiştir. Kendisinin bu sırada yokluğunu fırsat bilerek Antakya topraklarına saldıran Halep Meliki Rıdvan’a karşı harekete geçmiş; 1110’da Bikisrail’i ve Esarib’i zorla, Zerdana’yı ise barış karşılığında Rıdvan’dan almıştır. 1111’de Mevdud’un Suriye’ye geri gelmesi üzerine Efamiye’de Kral I. Baldwin, Kont II. Baldwin ve Kont Bertrand ile birleşmiştir. Eylül 1111’de tarafların devriye kuvvetleri arasında Müslümanların galip geldiği bazı çarpışmalar olmuştur. Sonrasında Mevdud geri Musul’a dönmüş ve ordular dağılmışlardır.

1112’te Ermeni Vasil’den Rab’an’ı almış ancak sonra taraflar bir anlaşma yapmışlardır; Raban, Vasil’e iade edilmiş, Vasil de Hısnımansur (gün. Adıyaman) civarındaki Thoruer ve Urem’i Tankred’e vermiştir. Tankred 12 Aralık 1112’te, 30’lu yaşlarının ortasında ölmüş ve Antakya’daki Aziz Petrus Katedrali’ne gömülmüştür. Ölmeden önce yerine Salernolu Roger’ı, I. Bohemund’un oğlu Avrupa’dan geldiği takdirde prinkepsliği ona devretmek şartıyla, halefi tayin etmiştir.

Değerlendirme

Tankred, bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi ile Ortaçağ’a damga vuran önemli şahsiyetlerden birisidir. Bu özelliğini Haçlı Seferi içerisinde ve sonrasında da çok net bir biçimde göstermiştir. Henüz sefer esnasında Çukurova’da Baldwin ile yaşadıkları sürtüşme ve sonrasında 1108’de Urfa Kontu II. Baldwin ile yaşadığı zıtlaşma hırsının boyutlarını göstermektedir. Antakya’daki hakimiyet dönemine baktığımızda, bölgede 3 önemli rakibi vardı: Ermeniler, Bizans ve Halep Selçukluları. Tankred bu 3 güce karşı başarılı bir politika izlemiştir diyebiliriz. Öldüğünde prinkepslik, İskenderun’dan başlayarak Cebele’ye kadar önemli bir sahili elinde bulunduruyordu. Halep’in yakınlarına kadar hakimiyeti altına almış ve Çukurova’da da başarılı olmuştu. Geride bıraktığı imaj, 19. yüzyıldaki romantik Haçlı romanlarında sık sık işlenmiştir.

Kaynakça

Abû’l-Farac (Bar Habraeus), Gregory, Abû’l-Farac Tarihi, Cilt: II, çev. Ömer Riza Doğrul, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 1987.

Altan, Prof. Dr. Ebru, Antakya Haçlı Prinkepsliği Tarihi Kuruluş Devri (1098-1112), Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 2018.

Anna Kommena, Alexiad, çev. Bilge Umar, İnkîlap Kitabevi, İstanbul, 1996.

Ayan, Doç. Dr. Argin, Anonim Haçlı Tarihi, Selenge Yayınları, İstanbul, 2013.

Azîmî Tarihi, çev. Prof. Dr. Ali Sevim, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 2006.

Carnotensis, Fulcherius, Kudüs Seferi (Kutsal Toprakları Kurtarmak), çev. İlcan Bihter Barlas, IQ Kültür Sanat Yayıncılık, İstanbul, Haziran 2009.

Grabois, Aryeh, “Tancred”, The Crusades: An Encyclopedia, Cilt: IV, ed. Alan V. Murray, ABC-CLIO, California, 2006, ss. 1143-1145.

I. ve II. Haçlı Seferleri Vekayinamesi, çev. Vedii İlmen, Yaba Yayınları, İstanbul, 2005.

İbn Kalânisî, Şam Tarihine Zeyl, çev. Onur Özatağ, Türkiye İş Bankası Kültür Sanat Yayınları, İstanbul, Şubat 2015.

Kemâlüddîn İbnü’l-Adîm, Zübdetü’l-Haleb Min Târîhi Haleb’de Selçuklular, trc. Prof. Dr. Ali Sevim, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 2014.

Runciman, Steven, Haçlı Sefeleri Tarihi I-II, çev. Prof. Dr. Fikret Işıltan, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 2008.

Schlumberger, Gustave, Numismatique de L’Orient Latin, Ernest Leroux (ed.), Paris, 1878.

Sevim, Ali, Biyografilerle Selçuklular Tarihi, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 1989.

Sevim, Prof. Dr. Ali, Suriye ve Filistin Selçukluları Tarihi, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 2000.

Süryani Mikhail, Vekayi-nâme İkinci Kısım (1042-1195), çev. Hrant D. Andreasyan, 1944 (Türk Tarih Kurumu tarafından basılmamış nüsha).

the Gesta Tancredi of Ralph of Caen, (çev.) Bernard S. Bachrach ve David S. Bachrach, Ashgate, Aldershot, 2005.

Urfalı Mateos Vekayi-nâmesi (952-1136) ve Papaz Grigor’un Zeyli (1136-1162), çev. Hrant D. Andreasyan, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 2000.

Üsâme İbn Munkız, İbn Munkız Haçlılara Karşı, çev. Selahattin Hacıoğlu, Bordo Siyah Yayınları, İstanbul, Temmuz 2012.

William of Tyre, A History of Deeds Done Beyond the Sea I-II, çev. Emily Atwater Babcock ve A. C. Krey, Columbia University Press, New York, 1943.


İçeriğimizi beğendiniz mi? Çalışmalarımızı geliştirmemize katkıda bulunmak istiyorsanız bağışçımız olabilirsiniz.


Tarih-i Kadim Arşiv
Tarih-i Kadim bünyesinde bir dönem yazarlık yapmış ancak belirli sebeplerden dolayı aramızdan ayrılmak zorunda kalan değerli yazarlarımızın, emeklerinin saklandığı arşiv bölümü.