Connect with us

Liste

10 İyi Bilgi: Ahmet Taşağıl – Bozkırın Kağanlıkları

Okuma Süresi: 3 dakika

Yayımlanmış 5 kitabı ve 200’e yakın ulusal ve uluslararası bilimsel çalışması ile Türkistan araştırmaları konusunda en önde gelen isimlerden olan Ahmet Taşağıl’ın, Kronik Kitap’tan çıkan “Bozkırın Kağanlıkları: Hunlar, Tabgaçlar, Göktürkler, Uygurlar” isimli eserinden Göktürklere dair 10 bilgiyi derledik.

1. Göktürklerin ilk yurdu ve tarih sahnesine çıkışları

Göktürklerin ilk yurdu, Yenisey Nehri’nin doğduğu kaynakların havzasıdır. Göktürklerin tarih sahnesine kesin bir şekilde çıkmaları ise 542 yılındadır (Sayfa 106-107).

2. Göktürk devletlerinin yıkılış sebepleri

Göktürk devletlerinin yıkılış sebepleri üç önemli maddede toplanmaktadır. Devletin yıkılmasında birinci derecede sorumlu olarak, başarılı kağanlardan sonra tahta geçen diğer başarısız kağanlar tutuluyordu. İkinci derecede sorumlu millet idi. Millet, devletine karşı vasifesini yerine getirmemişti. Üçüncü sebep ise Çinlilerin sürekli çevirdiği entrika ve uyguladıkları kurnaz siyasetti (Sayfa 143).

3. Tecrübeli Vezir Tonyukuk

720’li yıllara doğru ilerlerken devlet içindeki sorunları çözen Bilge Kağan, yönünü Çin’e çevirmişti. Büyük çapta yağma ve akın planları yapıyordu. Ancak Tonyukuk, derin tecrübesiyle onu engelledi. Tonyukuk; insanların savaş değil barışla zenginleştiğini, Göktürklerin henüz yeni bir araya toplandığını, henüz zayıf olduklarını, kuvvetlenmek için en az üç yıldan fazla zaman gerektiğini açıklamıştı. Bilge Kağan’ın, şehirlerin etrafını duvarlarla ve kalın surlarla çevirtmek ve Budist tapınaklar inşa etmek, Budizm’i yaymak isteğine de Tonyukuk karşı çıkmıştır (Sayfa 166).

4. Bilge Kağan ve kardeşi Kül Tegin arasındaki kuvvetli bağ

731 yılında, II. Göktürk Devleti hükümdârı Bilge’nin kardeşi Kül Tegin vefat etmişti. Onun ölümü, ağabeyini derinden etkilemişti. Bu yüzden, onun adına diktirdiği kitabeye “Kardeşim Kül Tegin vefat etti. Kendim yas tuttum. Gören gözlerim görmez gibi, esen aklım esmez gibi oldu. Kendim düşünceye daldım. Zaman Tanrısı buyurunca insanoğlu hep ölümlü yaratılmış. Öyle düşündüm, gözlerimden yaş gelse engel olarak, gönülden feryat gelse geri çevirerek yas tuttum. Çok yas tuttum.” yazdırarak üzüntüsünü belirtmiştir (Sayfa 170).

5. Göktürkler ve kölelik

Göktürklerde sınıflaşma ve sosyal tabakalaşma olduğuna dair kaynaklarda herhangi bir bilgi yoktur. Köle kelimesi ise hiçbir Göktürkçe metinde geçmemektedir (Sayfa 178, 179).

6. Töre ve değişmez hükümleri

Töre hükümleri değişik şartlar altında etkinliğini sürdürebilmek için değişebilirdi. Ancak törenin bazı hükümleri kesinlikle değişmezdi. Bunlar; könilik (adalet), uzluk (iyilik, faydalık), tüzlük (eşitlik) ve kişilik (insanlık) idi (Sayfa 180).

7. Hükümdârın halkına karşı görevi

Göktürkler, milleti için gece-gündüz çalışmayan kağanı, milletine karşı görevlerini yerine getirmediği için, Kut’unun Tanrı tarafından geri alındığı gerekçesiyle tahttan indirebilirdi. 716 yılında İnel’in tahttan indirilmesi bu sebeple olmuştu (Sayfa 182).

8. Toy’un (meclis) kağan seçimindeki etkisi

581 yılındaki kağan değişimi sırasında, önceki kağan (T’a-po) tarafından tahta geçirilmesi vasiyet edilen Ta-lo-pien, annesi Türk olmadığı için toy tarafından tahta geçirilmemiş, onun yerine İşbara’yı kağan ilan etmişlerdir (Sayfa 182, 185).

9. Çinli devlet adamı P’ei Chü’nün Göktürkler yorumu

Çinli devlet adamı P’ei Chü, imparatora sunduğu raporda Göktürkler hakkında şunları aktarmıştır: “Göktürkler aslında çok dürüst olduklarından kolayca parçalanabilirler fakat içlerinde Soğdlular var, Soğdluların hepsi çok zalim ve gaddar, ayrıca hilekârdırlar. Göktürkler hile yapmayı Soğdlulardan öğreniyor.” (Sayfa 192).

10. Göktürk elçilerinin taşıdıkları unvan

Göktürk elçilerinin taşıdığı unvanların, kesin olmamakla birlikte genelde tegin ve tarhan olduğu görülmektedir. Elçilerin devlet hiyerarşisinde yüksek bir unvan taşımaları Göktürklerin diplomasiye ve milletlerarası münasebetlere verdikleri önemi göstermektedir (Sayfa 194).

1997 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Eğitimine Marmara Üniversitesi'nde devam ediyor. Tarih alanındaki çalışmalarının sadece eğitim hayatı ile sınırlı kalmasını istemediği için Ağustos 2015’de Tarih-i Kadim’i kurdu. Buğra Han Yerli ile iletişim için: bugrahan@tarihikadim.com

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Bir yorum yazın.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook

Editör Tavsiyesi

Yazarların Son Yazıları

Daha Fazla: Liste